Kapat
Menü

Senin için gam kederi, Aldığımı duyarsın yar. Acı dolu bir kaderi, Bulduğumu duyarsın yar. Hasret kaldım tatlı güne, Pervaneyim döne döne, Her adımda yine sana, geldiğimi duyarsın yar. Bin derdim var biçim biçim, Narınla yanıyor içim, Bir yudum su diye saçım, Yolduğumu duyarsın yar. Garipoğlu bir gün olur, Baş ucuma Okumaya Devam Et

Kadir Mevla’m senden budur dileğim, Dünyada tutacak dal gönder bana. Neden uçmaz oldu gönül meleğim? Kırılmadık kanat, kol gönder bana. Ağır olur dostun dosta sillesi, Temelden yıkıldı gönül kalesi, Aldatmadan kör şeytanın hilesi, Hep seni anacak dil gönder bana. Huzura varmaya yüzüm yok amma, Rahman-ı Rahim’sin kula daima, Her yanım Okumaya Devam Et

Çıkmaz bir sokağa düşerse ömrün, Yollar bile senden küser sevdiğim. Ele ayan olsa günahın cürmün, Kullar bile senden küser sevdiğim. Bükülür kametin; dökülür saçın, Derin bir hicrana yurt olur için, Duyulmaz feryadın; sorulmaz suçun, Yıllar bile senden küser sevdiğim. Sararsın sinene aşkı; veremi, Gösterir dünyayı; ak mı, kara mı? Sana Okumaya Devam Et

Soruyorlar nerde kaldı insanlık, Ölmeden toprağa girmiş yatıyor. Ben bitti sanırdım sultanlık hanlık, Bir kümesde beş yüz horoz ötüyor. Evvel muhabbetli diller var imiş, Leyla’lı Mecnun’lu çöller var imiş, Edepli erkanlı kullar var imiş, Koca kendi avradını satıyor. Yiğitlik sustukça zalim güçlendi, Müslümanlık terör ile harçlandı, Çiftçi esnaf bankalara borçlandı, Okumaya Devam Et

Gel gönül güvenme kendine fazla, Bağlarını viran eyler o felek. Kurtulmak mümkün mü nazla niyazla? Mihnet ile nalan eyler o felek. İsterse sinenden kanlar yürütür, Zay eder aklını fikrin çürütür, İsterse serini duman bürütür, İster ise şadan eyler o felek. Sil at yüreğinden bütün benini, Beyhude didenden dökme kanını, Kabire Okumaya Devam Et

Ben bin kere dedim, sen bir kez niye Sevdim diyemedin he kara gözlüm? Madem riyakarım bu ağıt niye? Akan gözyaşlarım ne kara gözlüm? … Niçin yaktın bilmem bu bağrı neden? Kalbimde dinmeyen bu ağrı neden? Söyle! Nedir beni böyle kahreden? Bir bildiğin varsa de kara gözlüm… Gidende gelende duranda bile Okumaya Devam Et

sarı saçlarına deli gönlümü, bağlamışım çözülmüyor; mihriban. ayrılıktan zor belleme ölümü, görmeyince sezilmiyor; mihriban. yar deyince kalem elden düşüyor, gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor, lambada titreyen alev üşüyor, aşk kağıda yazılmıyor; mihriban. önce naz, sonra söz ve sonra hile, sevilen seveni düşürür dile, seneler, asırlar değişse bile, eski töre bozulmuyor; mihriban. Okumaya Devam Et