Kapat
Menü

Dağlar gibi kara duman başında, Tütmeyince buna sevda mı denir? Avcı gibi bir ceylanın peşinde, Gitmeyince buna sevda mı denir? Irak et kalbini kinden riyadan, Ayırma nefsini edep hayadan, Bir damlacık sevgi denen deryadan, Yutmayınca buna sevda mı denir? Gündüzler uykuya gece nöbete, Kanar mı aşıklar bade şerbete? Felek seni Okumaya Devam Et

Haksızlığa yoldaş olan ozanın, Sohbeti beladır; sazı beladır. Sokaklarda nara atıp gezenin, Töresi beladır; özü beladır. Olmazın bağında açılan gülün, Gerçekleri inkar eyleyen dilin, Kirli siyasete bulaşan elin, Parmağı beladır; izi beladır. Paraya tamahı olan hocanın, Evdeki avradı döven kocanın, Kiliseyi tavaf eden hacının, Vaazı beladır; sözü beladır. Menziline eremeyen Okumaya Devam Et

Su misali geçti ömrümün demi, Benim ile alay edermiş gibi. Doğmadan başladı ömrümün gamı, Sanki elem bana kadermiş gibi. Ferhat olur karlı dağlar aşarım, Bazı fırat olur dolup taşarım, Senelerdir bir başıma yaşarım, Feleğe borcumu ödermiş gibi. Her ne yapsam kimselere yaranmam, Belik belik zülüf olsam taranmam, Ölüp gitsem bir Okumaya Devam Et

Yandı parelendi gönlüm narına, Gel de bir damla su ver Leyli Leyli. On yedimde düştüm sevda koruna, Kifayet etmedi kar Leyli Leyli. Viraneye döndü gönül kafesim, Kalmadı dünyaya arzum hevesim, Duyulmaz feryadım kısıldı sesim, Sensiz her bir günüm zar Leyli Leyli. Eyyub’un bağrında çiban bitiren, Yusuf’u kör kuyularda yatıran, Karun Okumaya Devam Et

Islam sevgi barış dini ey inanan kardeşim! Gelin sevda ocağında yanak Allah diyerek. Yolumuz Muhammed yolu rehberimiz Kur’andır, Biz de o nur ırmağına banak Allah diyerek. Manasız söz yakışır mı mü’mine hoş dil gerek, Bülbül boşa feryad etmez ona gonca gül gerek, Erkansız iman olur mu mürşid-i kamil gerek, Haydi Okumaya Devam Et

Bilmem ki neyine geldim dünyanın, Ekmeği perişan, balı perişan. Viran olmuş goncaları kırılmış, Yaprağı perişan, gülü perişan. Insan birbirine düşman kesilmiş, Toprak küsmüş ekin harman kesilmiş, Bülbül uçmaz olmuş derman kesilmiş, Kanadı perişan, kolu perişan. Her yanını sarmış kanlı savaşlar, Unutulmuş sevgi dolu bakışlar, Yıkılmış ağaçlar ezilmiş taşlar, İklimi perişan, Okumaya Devam Et

Öz canıma can bildiğim dostlarım, Hatırımı kırdığınız yetmez mi? Damarımda kan bildiğim dostlarım, Neşter vurup yardığınız yetmez mi? Ne bela sızıdır şu dil yarası, Doktorda bulunmaz bunun çaresi, Hayale gelende gece yarısı, Düşlerime girdiğiniz yetmez mi? Kestiniz dünyama vuran güneşi, Bal diye kattınız ağulu aşı, Yüreğime koyup harlı ateşi, Samur Okumaya Devam Et

Demokrasi dedikleri düzende, Öz yurduna düşman olanlar özgür. Kusur arar olduk Hakk’ın izinde, Yaradana karşı duranlar özgür. Başörtüsü tartışılır mecliste, Dansöz gibi kıvırırlar her pistte, Zülmeden dışarda mazlum hapiste, Halkı bin parçaya bölenler özgür. Hiçbirinin haberi yok geçimden, Düşünmezler başka bir şey seçimden, Korona da geldi geçti içimden, Bunu da Okumaya Devam Et

Her birisi ana bacı, Ezmeyin şu kadınları. Onlar başımızın tacı, Ezmeyin şu kadınları. Neşe olur otağında, Aş pişirir ocağında, Cennet vardır ayağında, Ezmeyin şu kadınları. Boş olmasın emekleri, Bükülmesin bilekleri, Kainatın melekleri, Ezmeyin şu kadınları, Garipoğlu öve öve, Başın okşa seve seve, İşkenceyle döve döve, Ezmeyin şu kadınları.

Ahu gözlüm niçin böyle ağlarsın? Çıkmaza mı düştü yolların senin? Gözyaşını ark eyleyip çağlarsın, Değmeden bulanmış göllerin senin. Bir kanlı mateme bulaşmış gözün, Sanki dost elinden vurulmuş özün, Yürekten dudağı bulmuyor sözün, Nedendir lal olmuş dillerin senin. Sen ki bir turnasın uç da göreyim, Şu bizim ellerden geç de göreyim, Okumaya Devam Et