Kapat
Menü

Taş diye mi geldim yalan dünyaya? Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Meylim düşdü bir vefasız Leyla’ya, Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Ömrüm oldu şu feleğin deneği, Zehirledi soframdaki yemeği, Sele verdi sarfettiğim emeği, Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Petek petek bal verirken kovanım, Sahte Okumaya Devam Et

Seher vakti dala konmuş şakıyor, Şu sefil bülbülün diline bakın. Her insanım diyen yoldan çıkıyor, Eşref-i mahlukun yoluna bakın. Sahte gülücükler saçar gezeriz, Su diye rakıyı içer gezeriz, Göbekden dize dek açar gezeriz, Hele müslümanın beline bakın. Alim akıl alır oldu cahilden, Niçin aman diler yiğit gafilden, Vatandaş devşirdik sapık, Okumaya Devam Et

Sargı tutmaz aşıkların yarası, Bu yaraya merhem oldur Yaradan. Cümle tabipde yok imiş çaresi, Çaresini kula bildir Yaradan. Kuru pınar oldu akmıyor gözler, Hazana büründü baharlar; yazlar, Parelendi dertler sinemde sızlar, Derdime dermanı buldur Yaradan. Tükendi kararım gitti iradem, Bir gün göremeden doluyor vadem, Günahdan, isyandan sunulmuş badem, Affet günahımı Okumaya Devam Et

İnsanoğlu bu dünyadan, Gitmem deme gideceksin. Bir canın var Azrail’e Satmam deme satacaksın. Solar tenin bir gül gibi, Susuz kalmış sümbül gibi, Ol mahşerde bülbül gibi, Ötmem deme öteceksin. Yol gizlidir yol içinde, Neler saklar kul içinde, Dört kollu bir sal içinde, Yatmam deme yatacaksın. Gönül yıkmak cami gibi, Ol Okumaya Devam Et

Kalbinde niyetin bozulmuş ise, Gittiğin erkanın yolun suçu ne? Kibir benliğine kurulmuş ise, Konuştuğun ağzın dilin suçu ne? Tevazu ki bize Hakk’tan nimettir, Her şeyi var eden bir tek kudrettir, Elmayı çürüten içinde kurttur, Ağacını diken elin suçu ne? Yiğitlerin canı dosta fedadır, Aşık olan aşk elinde gedadır, Mecnun’u Kerem’i Okumaya Devam Et

Yıllar yılı feryat ettim, Ne gördün ne duydun kader. Gerçek dostlarım var iken, Sen düşmana uydun kader. Aldın dizimden ferimi, Açtın sardığım yaremi, Nesimi gibi derimi, Bedenimden soydun kader. Boşa geçti gün, ay, sene, Döktürdün gözümden dane, Rüsva edip ele güne, Dilden dile yaydın kader. Şaştı rotam batıyorum, Usul usul Okumaya Devam Et

Kadir Mevla’m senden budur dileğim, Dünyada tutacak dal gönder bana. Neden uçmaz oldu gönül meleğim? Kırılmadık kanat, kol gönder bana. Ağır olur dostun dosta sillesi, Temelden yıkıldı gönül kalesi, Aldatmadan kör şeytanın hilesi, Hep seni anacak dil gönder bana. Huzura varmaya yüzüm yok amma, Rahman-ı Rahim’sin kula daima, Her yanım Okumaya Devam Et

Ferhat’ın kadrini kimse bilmezdi, Dağları deldiren eli olmasa. Bülbül feryadını gül dinlemezdi, Gönüller mest eden dili olmasa. Eyub’um derdine deva bulmazdı, Karac’oğlan gurbet elde kalmazdı, Yusuf da Mısır’a sultan olmazdı, Yakup’dan ayrılan yolu olmasa. Yüce dağ başında duman tütmezdi, Dalda meyve; yerde otlar bitmezdi, Yunus Taptük kapısında yatmazdı, Yüreğinde iman Okumaya Devam Et

Soruyorlar nerde kaldı insanlık, Ölmeden toprağa girmiş yatıyor. Ben bitti sanırdım sultanlık hanlık, Bir kümesde beş yüz horoz ötüyor. Evvel muhabbetli diller var imiş, Leyla’lı Mecnun’lu çöller var imiş, Edepli erkanlı kullar var imiş, Koca kendi avradını satıyor. Yiğitlik sustukça zalim güçlendi, Müslümanlık terör ile harçlandı, Çiftçi esnaf bankalara borçlandı, Okumaya Devam Et

Gel gönül güvenme kendine fazla, Bağlarını viran eyler o felek. Kurtulmak mümkün mü nazla niyazla? Mihnet ile nalan eyler o felek. İsterse sinenden kanlar yürütür, Zay eder aklını fikrin çürütür, İsterse serini duman bürütür, İster ise şadan eyler o felek. Sil at yüreğinden bütün benini, Beyhude didenden dökme kanını, Kabire Okumaya Devam Et