Kapat
Menü

Yıllar yılı feryat ettim, Ne gördün ne duydun kader. Gerçek dostlarım var iken, Sen düşmana uydun kader. Aldın dizimden ferimi, Açtın sardığım yaremi, Nesimi gibi derimi, Bedenimden soydun kader. Boşa geçti gün, ay, sene, Döktürdün gözümden dane, Rüsva edip ele güne, Dilden dile yaydın kader. Şaştı rotam batıyorum, Usul usul Okumaya Devam Et

Senin için gam kederi, Aldığımı duyarsın yar. Acı dolu bir kaderi, Bulduğumu duyarsın yar. Hasret kaldım tatlı güne, Pervaneyim döne döne, Her adımda yine sana, geldiğimi duyarsın yar. Bin derdim var biçim biçim, Narınla yanıyor içim, Bir yudum su diye saçım, Yolduğumu duyarsın yar. Garipoğlu bir gün olur, Baş ucuma Okumaya Devam Et

Sanki elim küstü kağıt kaleme, Oturup bir kelam yazamıyorum. Felek kılıncını soktu belime, Yürüyüp ayakta gezemiyorum. Her neye dokunsam kırıldı kaldı, Umut bağlarımın gülleri soldu, Gönül verdiklerim bir gün yad oldu, Kim dostum düşmanım sezemiyorum. Tospembe dünyamı karalar sardı, Yatırdı sırtımı yerlere vurdu, Gencecik ömrümü çileler yordu, Ben kendime bile Okumaya Devam Et

Çıkmaz bir sokağa düşerse ömrün, Yollar bile senden küser sevdiğim. Ele ayan olsa günahın cürmün, Kullar bile senden küser sevdiğim. Bükülür kametin; dökülür saçın, Derin bir hicrana yurt olur için, Duyulmaz feryadın; sorulmaz suçun, Yıllar bile senden küser sevdiğim. Sararsın sinene aşkı; veremi, Gösterir dünyayı; ak mı, kara mı? Sana Okumaya Devam Et

Bir can cananını özlemiyorsa, Elini tutmanın bir değeri yok. Bakıp yollarına gözlemiyorsa, Gurbete gitmenin bir değeri yok. Hatr-ı muhabbetin sayılmıyorsa, Sarhoş gönül dertten ayılmıyorsa, Ahvalin bilinip duyulmuyorsa, Şakıyıp ötmenin bir değeri yok. Esirgerse bir yüzüne bakmayı, Tatlı sözler ile kalbe akmayı, Oturup da bir sofrada lokmayı, Beraber yutmanın bir değeri Okumaya Devam Et

Ey yüzü maskeli siyasi güruh! Bu olanlar gözünüzde hiç midir? Sizinle yazıldı bir kirli tarih, Bu kahpelik temelinde harç mıdır? Vatan satmak boynunuza borç mudur? Bize somurttunuz, ele güldünüz, Milletimi on bin parça böldünüz, Gahi kandırdınız; gahi çaldınız, Bu kahpelik temelinde harç mıdır? Vatan satmak boynunuza borç mudur? Ben Kürt’üm, Okumaya Devam Et

Şu fani dünyaya geldim eğlendim, Gönüllü bir dost bulmadım gönlümce. Mecnun oldum kızgın çölde dağlandım, Ferhat gibi dağ delmedim gönlümce. Kervan oldum yol yolağa düzüldüm, Turna oldum yükseklerde süzüldüm, Şiir oldum bir kenara yazıldım, Bir kararda kalamadım gönlümce. Kaptan oldum aşamadım deryayı, Sarraf oldum bilemedim lirayı, Rüzgar oldum kıramadım kayayı, Okumaya Devam Et

Doğduğumdan beri biçare gönül, Her acıya dayanıyor benimle. Lal olmuş ötmüyor bahçemde bülbül, Aşk elinde kıvranıyor benimle. Çığlığa karışmış gibi uykular, Birbirini kovalıyor kaygılar, Elde kılıç cenge düşen duygular, Lime lime bölünüyor benimle. Yoğruldum hayatın gam teknesinde, Muhabbet aradım her dost sesinde, Esir olmuş ruhum gam kafesinde, Turna gibi çırpınıyor Okumaya Devam Et

Su misali geçti ömrümün demi, Benim ile alay edermiş gibi. Doğmadan başladı ömrümün gamı, Sanki elem bana kadermiş gibi. Ferhat olur karlı dağlar aşarım, Bazı fırat olur dolup taşarım, Senelerdir bir başıma yaşarım, Feleğe borcumu ödermiş gibi. Her ne yapsam kimselere yaranmam, Belik belik zülüf olsam taranmam, Ölüp gitsem bir Okumaya Devam Et

Bunca sene dost sandığım şerefsiz, Mezara imansız giresin e mi? Yüreğine sızı düşsün tarifsiz, Her türlü azabı göresin e mi? Derdine dermanı bulamayasın, Şad olup bir defa gülemeyesin, Yalvara yalvara ölemeyesin, Beyhude kendini yorasın e mi? Kederler yürüsün gönül yurdunda, Bir tanecik dost olmasın ardında, Çiban çıksın Yavuz gibi sırtında, Okumaya Devam Et