• Şiirlerim

    Uyan İnsanoğlu

    Ecel gelip defterini dürmeden, Uyan insanoğlu; gafletten uyan. Dünyadan ayrılık çanı vurmadan, Uyan insanoğlu; gafletten uyan. Gönlünü arındır nefretten, kinden, İbret al tarihten, bilimden, fenden, Allah emaneti almadan senden, Uyan insanoğlu; gafletten uyan. Mermiler gül olsun; silahlar kalem, Uyan da nurlansın şu koca âlem, Garip’ten gönüller dolusu selâm, Uyan insanoğlu; gafletten uyan.

  • Şiirlerim

    Gel Kardeşim Sende Ye

    Dul yetimin hakkını, Gel kardeşim sen de ye. Hiç düşünme halkını, Gel kardeşim sen de ye. Çevir kendine çarkı, Sarmasın seni korku, Sil at hakkı hukuku, Gel kardeşim sen de ye, Boş ver dini imanı, At kalbinden gümanı, Zaman para zamanı, Gel kardeşim sen de ye. Sen ol aleme paşa, Düşme derde telaşa, Ölümsüz gibi yaşa, Gel kardeşim sen de ye. Bilme Garip halından, Yaprak kopar dalından, Git şeytanın yolundan, Gel kardeşim sen de ye.

  • Şiirlerim

    Yol Öğretiyor

    Dostlar bu da ahir zaman fitnesi, Cahil edep erkan yol öğretiyor. Yıkıldı bak insanlığın kalesi, Sinekler arıya bal öğretiyor. Hatır gönül bilmez; haldan anlamaz, Sevgiden anlamaz; dilden anlamaz, Çiçekten anlamaz; dalden anlamaz, Kimi bahçivana gül öğretiyor. Hüküm verir olmuş insan insana, Bir gözüyle şaşı bakar Kur’ana, Nasip almamışlar gönülden yana, Şimdi insanlığa yol öğretiyor. Garip’im dünyanın tadı kalmadı, Yıkıldı törenin adı kalmadı, Bülbüller sustu feryadı kalmadı, Her gelen şaire dil öğretiyor.

  • Şiirlerim

    evde kal Türkiye’m

    Olura olmaza sokağa çıkma, Evde kal Türkiye’m nolur evde kal. Düşün aileni canını yakma, Evde kal Türkiye’m nolur evde kal. Ölüm kol geziyor yanıbaşında, Güzel düşün güzeli gör düşünde, Bir musibet döner durur başında, Evde kal Türkiye’m nolur evde kal. Ölüm genç ihtiyar tanımaz alır, Bu dünyada eden ettiğin bulur, Sabrın sonu elbet selamet olur. Evde kal Türkiye’m nolur evde kal. Garip’im der bu karagünler bitsin, Üstümüzden kara bulutlar gitsin, Kadir Mevla’m başımızdan def etsin, Evde kal Türkiye’m nolur evde kal.

  • Şiirlerim

    Feleğin Oyunu

    Yetmedi mi şu feleğin oyunu? Kargayı kondurdu gülün dalına. Haram etti ekmeğini, suyunu, Zehir kattı soframızın balına. Yükleyip sırtıma hasret yükünü, Kırdı umut dallarımın kökünü, Irak etti bana benden yakını, Attı beni aşkın susuz çölüne. Hep yolları birbirine dolaşan, Yıllar yılı kaderiyle güreşen, Gönlü yara bahtı permeperişan, Hele bakın bu Garip’in halına.