Kapat
Menü

Her birisi ana bacı, Ezmeyin şu kadınları. Onlar başımızın tacı, Ezmeyin şu kadınları. Neşe olur otağında, Aş pişirir ocağında, Cennet vardır ayağında, Ezmeyin şu kadınları. Boş olmasın emekleri, Bükülmesin bilekleri, Kainatın melekleri, Ezmeyin şu kadınları, Garipoğlu öve öve, Başın okşa seve seve, İşkenceyle döve döve, Ezmeyin şu kadınları.

Ahu gözlüm niçin böyle ağlarsın? Çıkmaza mı düştü yolların senin? Gözyaşını ark eyleyip çağlarsın, Değmeden bulanmış göllerin senin. Bir kanlı mateme bulaşmış gözün, Sanki dost elinden vurulmuş özün, Yürekten dudağı bulmuyor sözün, Nedendir lal olmuş dillerin senin. Sen ki bir turnasın uç da göreyim, Şu bizim ellerden geç de göreyim, Okumaya Devam Et

Şu başıma neler geldi, Ah bu yalancı dünyada. Yüreğime elem doldu, Ah bu yalancı dünyada. Çekti gitti sevenlerim, Kayboldu mutlu anlarım, Ahuzar ile inlerim, Ah bu yalancı dünyada. Irak kaldı anam babam, Viran oldu yurdum obam, Yıllar yılı boşa çabam, Ah bu yalancı dünyada. Bana gurbet oldu sılam, Gelmez oldu Okumaya Devam Et

Ruzi mahşer denen ucu sonsuz yüce kervana, “Girmem.” deme; girmemeye çare mi var kardeşim? Mahkemeyi kübra olan o misalsiz divana, “Durmam.” deme; durmamaya çare mi var kardeşim? Bu dünyada sen özgürsün; var git ne yaparsan yap, İster isen günah işle; ister Hakk’tan al sevap, Adım “Rahman” “Rahim” diyen Allah’a tek Okumaya Devam Et

Kurban olam Yarab senin yoluna, Haktan hakikatten ayırma bizi. Hürmetine kainatı halk ettin, Ahmet Muhammet’ten ayırma bizi. Mü;’minlere gerçek rehber Kur’andır, Nefislerin can düşmanı şeytandır, Bize en güzel hediyen imandır, Bu sonsuz nimetten ayırma bizi. Garip’im der günahkarım bilirim, Bilmem huzuruna nasıl gelirim, Ahirette rahmetini dilerim, Ne olur cennetten ayırma Okumaya Devam Et

Bitir bu nefreti gel arkadaşım, Sevgiyle büyüsün yavrumuz bizim. Bu memleket hepimizin gardaşım, Doğrudan yanadır tavrımız bizim. Beyhude kan döküp can yakmayalım, Kavgayla dostlardan el çekmeyelim, Vatanı ellere bırakmayalım, Yeniden doğmasın sevrimiz bizim. Gelecek günlerimiz kararmasın, Ayyıldızım solup hiç sararmasın, İnsanlarım zulüm yüzü görmesin, Bitsin bu cefamız cevrimiz bizim. Birlik Okumaya Devam Et

Sevda türküsünü; aşk namesini, Dertli kavalınla çal garip çoban. O şeyda bülbülün can hanesini, Sarmış dikeniyle gül garip çoban. Eceldi Kanber’i Arzu’dan alan, Tahir idi Zöhre yoluna ölen, Mecnun’u dermansız mihnete salan, Bir firak, bir susuz çöl garip çoban. Mevla’m kainatta neler yarattı, Sevgi için nice gönül var etti, Emrah’ı Okumaya Devam Et

Ben senin aşkınla destanlar yazdım, Sen de bana birkaç satır yaz yârim. Seyyah gibi uzak diyarlar gezdim, Senin için ölüm bile az yârim. Türap oldum ayağına serildim, Güller gibi yollarına derildim, Bir sana yâr dedim; sana sarıldım, Bu sevdamı yüreğinle sez yârim. Aşkın ateşiyle yandım tutuştum, Nehirler misâli çıldırdım coştum, Okumaya Devam Et

Özlüyorken seni seninle bile, Bu ayrılık nerden çıktı cananım. Kifayet etmiyor gelmiyor dile, Sevdan beni yaman yaktı cananım. Baharı yaşadım sanki kış gibi, Figan ile çırpınırım kuş gibi, Harabeyi mesken tuttum keş gibi, Hasret sol yanımı yıktı cananım. Garip’im sevdamız evvel ezeldir, Sevilen sevene her dem güzeldir, Bülbüle gülden gayrısı Okumaya Devam Et

Bir gönül sevdaya düşmeyegörsün, Dost elinden gelen taşa katlanır. Hele sevdiğini yadeller sarsın, Gözlerin döktüğü yaşa katlanır. Sevene hasretlik çile mi çile, Bundandır feryadı bülbülün güle, Aslı diye yakıp döndüren küle, Kerem bağrında ataşa katlanır. Gecesi gündüze karışır gider, Dertler birbiriyle yarışır gider, Gül çehre genç yaşta buruşur gider, Gördüğü Okumaya Devam Et