Kapat
Menü

Dağlar gibi kara duman başında, Tütmeyince buna sevda mı denir? Avcı gibi bir ceylanın peşinde, Gitmeyince buna sevda mı denir? Irak et kalbini kinden riyadan, Ayırma nefsini edep hayadan, Bir damlacık sevgi denen deryadan, Yutmayınca buna sevda mı denir? Gündüzler uykuya gece nöbete, Kanar mı aşıklar bade şerbete? Felek seni Okumaya Devam Et

Yandı parelendi gönlüm narına, Gel de bir damla su ver Leyli Leyli. On yedimde düştüm sevda koruna, Kifayet etmedi kar Leyli Leyli. Viraneye döndü gönül kafesim, Kalmadı dünyaya arzum hevesim, Duyulmaz feryadım kısıldı sesim, Sensiz her bir günüm zar Leyli Leyli. Eyyub’un bağrında çiban bitiren, Yusuf’u kör kuyularda yatıran, Karun Okumaya Devam Et

Bilmem ki neyine geldim dünyanın, Ekmeği perişan, balı perişan. Viran olmuş goncaları kırılmış, Yaprağı perişan, gülü perişan. Insan birbirine düşman kesilmiş, Toprak küsmüş ekin harman kesilmiş, Bülbül uçmaz olmuş derman kesilmiş, Kanadı perişan, kolu perişan. Her yanını sarmış kanlı savaşlar, Unutulmuş sevgi dolu bakışlar, Yıkılmış ağaçlar ezilmiş taşlar, İklimi perişan, Okumaya Devam Et

Öz canıma can bildiğim dostlarım, Hatırımı kırdığınız yetmez mi? Damarımda kan bildiğim dostlarım, Neşter vurup yardığınız yetmez mi? Ne bela sızıdır şu dil yarası, Doktorda bulunmaz bunun çaresi, Hayale gelende gece yarısı, Düşlerime girdiğiniz yetmez mi? Kestiniz dünyama vuran güneşi, Bal diye kattınız ağulu aşı, Yüreğime koyup harlı ateşi, Samur Okumaya Devam Et

Demokrasi dedikleri düzende, Öz yurduna düşman olanlar özgür. Kusur arar olduk Hakk’ın izinde, Yaradana karşı duranlar özgür. Başörtüsü tartışılır mecliste, Dansöz gibi kıvırırlar her pistte, Zülmeden dışarda mazlum hapiste, Halkı bin parçaya bölenler özgür. Hiçbirinin haberi yok geçimden, Düşünmezler başka bir şey seçimden, Korona da geldi geçti içimden, Bunu da Okumaya Devam Et

Her birisi ana bacı, Ezmeyin şu kadınları. Onlar başımızın tacı, Ezmeyin şu kadınları. Neşe olur otağında, Aş pişirir ocağında, Cennet vardır ayağında, Ezmeyin şu kadınları. Boş olmasın emekleri, Bükülmesin bilekleri, Kainatın melekleri, Ezmeyin şu kadınları, Garipoğlu öve öve, Başın okşa seve seve, İşkenceyle döve döve, Ezmeyin şu kadınları.

Ahu gözlüm niçin böyle ağlarsın? Çıkmaza mı düştü yolların senin? Gözyaşını ark eyleyip çağlarsın, Değmeden bulanmış göllerin senin. Bir kanlı mateme bulaşmış gözün, Sanki dost elinden vurulmuş özün, Yürekten dudağı bulmuyor sözün, Nedendir lal olmuş dillerin senin. Sen ki bir turnasın uç da göreyim, Şu bizim ellerden geç de göreyim, Okumaya Devam Et

Şu başıma neler geldi, Ah bu yalancı dünyada. Yüreğime elem doldu, Ah bu yalancı dünyada. Çekti gitti sevenlerim, Kayboldu mutlu anlarım, Ahuzar ile inlerim, Ah bu yalancı dünyada. Irak kaldı anam babam, Viran oldu yurdum obam, Yıllar yılı boşa çabam, Ah bu yalancı dünyada. Bana gurbet oldu sılam, Gelmez oldu Okumaya Devam Et

Ruzi mahşer denen ucu sonsuz yüce kervana, “Girmem.” deme; girmemeye çare mi var kardeşim? Mahkemeyi kübra olan o misalsiz divana, “Durmam.” deme; durmamaya çare mi var kardeşim? Bu dünyada sen özgürsün; var git ne yaparsan yap, İster isen günah işle; ister Hakk’tan al sevap, Adım “Rahman” “Rahim” diyen Allah’a tek Okumaya Devam Et

Kurban olam Yarab senin yoluna, Haktan hakikatten ayırma bizi. Hürmetine kainatı halk ettin, Ahmet Muhammet’ten ayırma bizi. Mü;’minlere gerçek rehber Kur’andır, Nefislerin can düşmanı şeytandır, Bize en güzel hediyen imandır, Bu sonsuz nimetten ayırma bizi. Garip’im der günahkarım bilirim, Bilmem huzuruna nasıl gelirim, Ahirette rahmetini dilerim, Ne olur cennetten ayırma Okumaya Devam Et