Kapat
Menü

Şu fani dünyaya geldim eğlendim, Gönüllü bir dost bulmadım gönlümce. Mecnun oldum kızgın çölde dağlandım, Ferhat gibi dağ delmedim gönlümce. Kervan oldum yol yolağa düzüldüm, Turna oldum yükseklerde süzüldüm, Şiir oldum bir kenara yazıldım, Bir kararda kalamadım gönlümce. Kaptan oldum aşamadım deryayı, Sarraf oldum bilemedim lirayı, Rüzgar oldum kıramadım kayayı, Okumaya Devam Et

Doğduğumdan beri biçare gönül, Her acıya dayanıyor benimle. Lal olmuş ötmüyor bahçemde bülbül, Aşk elinde kıvranıyor benimle. Çığlığa karışmış gibi uykular, Birbirini kovalıyor kaygılar, Elde kılıç cenge düşen duygular, Lime lime bölünüyor benimle. Yoğruldum hayatın gam teknesinde, Muhabbet aradım her dost sesinde, Esir olmuş ruhum gam kafesinde, Turna gibi çırpınıyor Okumaya Devam Et

Su misali geçti ömrümün demi, Benim ile alay edermiş gibi. Doğmadan başladı ömrümün gamı, Sanki elem bana kadermiş gibi. Ferhat olur karlı dağlar aşarım, Bazı fırat olur dolup taşarım, Senelerdir bir başıma yaşarım, Feleğe borcumu ödermiş gibi. Her ne yapsam kimselere yaranmam, Belik belik zülüf olsam taranmam, Ölüp gitsem bir Okumaya Devam Et

Bu nasıl ayrılık; bu nasıl veda? Gözlerin kal diyor, dudakların git. Bakışın anahtar; gözlerin kilit, Ellerin aç diyor, dudakların git. Ayrılık dönüşü olmayan nehir, Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir, Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir, Gözyaşın kal diyor, dudakların git. Gidersem bir daha dönmeyeceğim, Kalırsam kalbime yenileceğim, Çözemedim seni delireceğim, Okumaya Devam Et