Kapat
Menü

Gel gönül güvenme kendine fazla, Bağlarını viran eyler o felek. Kurtulmak mümkün mü nazla niyazla? Mihnet ile nalan eyler o felek. İsterse sinenden kanlar yürütür, Zay eder aklını fikrin çürütür, İsterse serini duman bürütür, İster ise şadan eyler o felek. Sil at yüreğinden bütün benini, Beyhude didenden dökme kanını, Kabire Okumaya Devam Et

Ey yüzü maskeli siyasi güruh! Bu olanlar gözünüzde hiç midir? Sizinle yazıldı bir kirli tarih, Bu kahpelik temelinde harç mıdır? Vatan satmak boynunuza borç mudur? Bize somurttunuz, ele güldünüz, Milletimi on bin parça böldünüz, Gahi kandırdınız; gahi çaldınız, Bu kahpelik temelinde harç mıdır? Vatan satmak boynunuza borç mudur? Ben Kürt’üm, Okumaya Devam Et

Şu fani dünyaya geldim eğlendim, Gönüllü bir dost bulmadım gönlümce. Mecnun oldum kızgın çölde dağlandım, Ferhat gibi dağ delmedim gönlümce. Kervan oldum yol yolağa düzüldüm, Turna oldum yükseklerde süzüldüm, Şiir oldum bir kenara yazıldım, Bir kararda kalamadım gönlümce. Kaptan oldum aşamadım deryayı, Sarraf oldum bilemedim lirayı, Rüzgar oldum kıramadım kayayı, Okumaya Devam Et

Doğduğumdan beri biçare gönül, Her acıya dayanıyor benimle. Lal olmuş ötmüyor bahçemde bülbül, Aşk elinde kıvranıyor benimle. Çığlığa karışmış gibi uykular, Birbirini kovalıyor kaygılar, Elde kılıç cenge düşen duygular, Lime lime bölünüyor benimle. Yoğruldum hayatın gam teknesinde, Muhabbet aradım her dost sesinde, Esir olmuş ruhum gam kafesinde, Turna gibi çırpınıyor Okumaya Devam Et

Dağlar gibi kara duman başında, Tütmeyince buna sevda mı denir? Avcı gibi bir ceylanın peşinde, Gitmeyince buna sevda mı denir? Irak et kalbini kinden riyadan, Ayırma nefsini edep hayadan, Bir damlacık sevgi denen deryadan, Yutmayınca buna sevda mı denir? Gündüzler uykuya gece nöbete, Kanar mı aşıklar bade şerbete? Felek seni Okumaya Devam Et

Haksızlığa yoldaş olan ozanın, Sohbeti beladır; sazı beladır. Sokaklarda nara atıp gezenin, Töresi beladır; özü beladır. Olmazın bağında açılan gülün, Gerçekleri inkar eyleyen dilin, Kirli siyasete bulaşan elin, Parmağı beladır; izi beladır. Paraya tamahı olan hocanın, Evdeki avradı döven kocanın, Kiliseyi tavaf eden hacının, Vaazı beladır; sözü beladır. Menziline eremeyen Okumaya Devam Et

Su misali geçti ömrümün demi, Benim ile alay edermiş gibi. Doğmadan başladı ömrümün gamı, Sanki elem bana kadermiş gibi. Ferhat olur karlı dağlar aşarım, Bazı fırat olur dolup taşarım, Senelerdir bir başıma yaşarım, Feleğe borcumu ödermiş gibi. Her ne yapsam kimselere yaranmam, Belik belik zülüf olsam taranmam, Ölüp gitsem bir Okumaya Devam Et

Bunca sene dost sandığım şerefsiz, Mezara imansız giresin e mi? Yüreğine sızı düşsün tarifsiz, Her türlü azabı göresin e mi? Derdine dermanı bulamayasın, Şad olup bir defa gülemeyesin, Yalvara yalvara ölemeyesin, Beyhude kendini yorasın e mi? Kederler yürüsün gönül yurdunda, Bir tanecik dost olmasın ardında, Çiban çıksın Yavuz gibi sırtında, Okumaya Devam Et

Yandı parelendi gönlüm narına, Gel de bir damla su ver Leyli Leyli. On yedimde düştüm sevda koruna, Kifayet etmedi kar Leyli Leyli. Viraneye döndü gönül kafesim, Kalmadı dünyaya arzum hevesim, Duyulmaz feryadım kısıldı sesim, Sensiz her bir günüm zar Leyli Leyli. Eyyub’un bağrında çiban bitiren, Yusuf’u kör kuyularda yatıran, Karun Okumaya Devam Et

Yandı parelendi gönlüm narına, Gel de bir damla su ver Leyli Leyli. On yedimde düştüm sevda koruna, Kifayet etmedi kar Leyli Leyli. Viraneye döndü gönül kafesim, Kalmadı dünyaya arzum hevesim, Duyulmaz feryadım kısıldı sesim, Sensiz her bir günüm zar Leyli Leyli. Eyyub’un bağrında çiban bitiren, Yusuf’u kör kuyularda yatıran, Karun Okumaya Devam Et