Kapat
Menü

Kurban olam Yarab senin yoluna, Haktan hakikatten ayırma bizi. Hürmetine kainatı halk ettin, Ahmet Muhammet’ten ayırma bizi. Mü;’minlere gerçek rehber Kur’andır, Nefislerin can düşmanı şeytandır, Bize en güzel hediyen imandır, Bu sonsuz nimetten ayırma bizi. Garip’im der günahkarım bilirim, Bilmem huzuruna nasıl gelirim, Ahirette rahmetini dilerim, Ne olur cennetten ayırma Okumaya Devam Et

Bitir bu nefreti gel arkadaşım, Sevgiyle büyüsün yavrumuz bizim. Bu memleket hepimizin gardaşım, Doğrudan yanadır tavrımız bizim. Beyhude kan döküp can yakmayalım, Kavgayla dostlardan el çekmeyelim, Vatanı ellere bırakmayalım, Yeniden doğmasın sevrimiz bizim. Gelecek günlerimiz kararmasın, Ayyıldızım solup hiç sararmasın, İnsanlarım zulüm yüzü görmesin, Bitsin bu cefamız cevrimiz bizim. Birlik Okumaya Devam Et

Sevda türküsünü; aşk namesini, Dertli kavalınla çal garip çoban. O şeyda bülbülün can hanesini, Sarmış dikeniyle gül garip çoban. Eceldi Kanber’i Arzu’dan alan, Tahir idi Zöhre yoluna ölen, Mecnun’u dermansız mihnete salan, Bir firak, bir susuz çöl garip çoban. Mevla’m kainatta neler yarattı, Sevgi için nice gönül var etti, Emrah’ı Okumaya Devam Et

Ben senin aşkınla destanlar yazdım, Sen de bana birkaç satır yaz yârim. Seyyah gibi uzak diyarlar gezdim, Senin için ölüm bile az yârim. Türap oldum ayağına serildim, Güller gibi yollarına derildim, Bir sana yâr dedim; sana sarıldım, Bu sevdamı yüreğinle sez yârim. Aşkın ateşiyle yandım tutuştum, Nehirler misâli çıldırdım coştum, Okumaya Devam Et

Özlüyorken seni seninle bile, Bu ayrılık nerden çıktı cananım. Kifayet etmiyor gelmiyor dile, Sevdan beni yaman yaktı cananım. Baharı yaşadım sanki kış gibi, Figan ile çırpınırım kuş gibi, Harabeyi mesken tuttum keş gibi, Hasret sol yanımı yıktı cananım. Garip’im sevdamız evvel ezeldir, Sevilen sevene her dem güzeldir, Bülbüle gülden gayrısı Okumaya Devam Et

Bir gönül sevdaya düşmeyegörsün, Dost elinden gelen taşa katlanır. Hele sevdiğini yadeller sarsın, Gözlerin döktüğü yaşa katlanır. Sevene hasretlik çile mi çile, Bundandır feryadı bülbülün güle, Aslı diye yakıp döndüren küle, Kerem bağrında ataşa katlanır. Gecesi gündüze karışır gider, Dertler birbiriyle yarışır gider, Gül çehre genç yaşta buruşur gider, Gördüğü Okumaya Devam Et

Ziyan oldu aktı gülüm genç ömrüm, Ateşle maşanın arasında yar. Ne güldü ne ondu şu garip gönlüm, Köleyle paşanın arasında yar. Sardı vücudumu feryad-ı ahlar, Geceye karıştı nurlu sabahlar, Yüklendi sırtıma nice günahlar, Tövbeyle haşanın arasında yar. Yıktı sol yanımı hasretin aldı, Bağımda gülümün fidanı soldu, Gönül sustu sensiz uykuya Okumaya Devam Et

On beş temmuz akşamı; zalimler kudurdular, Milletin silahıyla; bu milleti vurdular. Tanklar ile ezdiler; insanların başını, Akıttılar kan gibi; anaların yaşını. Kadın, çocuk demeden; acımadan kıydılar, Bu güzel memleketi; öksüz yetim koydular. İt sürüsü dediler; vatan için ölene, Hakkımız haram olsun; bu ülkeyi bölene. Akı yok, karası yok; sacısı, solcusu Okumaya Devam Et

Sözün saklı kalsın kara defterde, Cahille muhabbet olmaz üstadım. Rezil rüsva eder seni her yerde, Ellerde merhamet olmaz üstadım. Dost dilinden zehir çıkmaz dostuna, Gelen gider konmaz dünya postuna, Dost odur ki düşmez dostun kastına, Sadık dost muhannet olmaz üstadım. Gönül bir binadır asla yıkılmaz, Kara taş üstüne fidan dikilmez, Okumaya Devam Et

Senin feryatların sinemi dağlar, Niye bu halların söyle Gülendam. Viraneye dönmüş gönlünde bağlar, Bozulmuş güllerin böyle Gülendam. Onulmaz derdini anlamaz Lokman, Ne gelir ki elden Allah’tan ferman, Kar düşmüş yoluna hep duman duman, Sen derdini dosta payla Gülendam. Garip’in yaridir evvel-i cefa, Bize bu ahvali gördüler reva, Ancak bu yaraya Okumaya Devam Et