Kapat
Menü

Haksızlığa yoldaş olan ozanın,
Sohbeti beladır; sazı beladır.
Sokaklarda nara atıp gezenin,
Töresi beladır; özü beladır.

Olmazın bağında açılan gülün,
Gerçekleri inkar eyleyen dilin,
Kirli siyasete bulaşan elin,
Parmağı beladır; izi beladır.

Paraya tamahı olan hocanın,
Evdeki avradı döven kocanın,
Kiliseyi tavaf eden hacının,
Vaazı beladır; sözü beladır.

Menziline eremeyen çabanın,
Öküze faydasız olan sabanın,
Sabah akşam evde yatan babanın,
Oğulu beladır; kızı beladır.

Dünü aratır mı bilmem ki yarın,
Dedeyi tanımaz oldu bak torun,
Parasıyla hava atan tüccarın,
Serveti beladır; pozu beladır.

Bilmem hangisi kar hangisi zarar,
Önümüz karanlık kapkara duvar,
Ehli sır sandığım çıktı aşikar,
Ayanı beladır; gizi beladır.

Ölmeden tükenmez nefsin arzusu,
Ördeğe fil gelir kaplan yavrusu,
Dile kolay gelir sözün eğrisi,
Fitnesi beladır; kozu beladır.

Garipoğlu der ki zaman değişti,
Arpalar bozuldu saman değişti,
İmkanlar çoğaldı; insan değişti,
Gülüşü beladır; nazı beladır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code