Kapat
Menü

CİMBOM İNFAZ TİMİ:
Merhaba değerli gönül dostlarım, aslında bu konuda hiç yazmak
niyetinde değildim ama Türk futbolunun getirildiği son nokta beni bu
yazıyı yazmaya mecbur etti.
Türk futbolu her zaman hakem katliyamlarına maruz kalmış olsa da son
dönemde alınan yanlış kararlar bazı şeylerin planlı yapıldığını
akıllara getirmiyor mu?
Corona arasından sonra futbol seyircisiz olarak geri döndü fakat bu
dönüş epey bir çalkantılı oldu.
Bu çalkantıların en büyük sebebi maçlarda alınan hakem kararlarıdır.
Galatasaray takımı için infaz timi kurulmuşcasına; iki hafta üst üste
maçlarda görev almış hakemler topyekün bu çarkın birer parçası oldu.
Ç. Rize – Galatasaray maçı tam bir manasıyla katliyam oldu.
Bu katliyamı gerçekleştiren sayın UĞURLU gereksiz ve kasti kararlarla
bilerek Galatasaray takımını hedef almıştır.
Maçın başlarında sakatlanan kalecimizin yaşadıklarının bir talihsiz
olduğuna inansam bile 2. yarıda sakatlanan andone’nin sakatlığı gayet
şaibelidir.
Bu şaibeyi meydana getiren olay neydi?
Sakatlığın sonrasında Sayın Uğurlu’nun vara gitmesi, pozisyonu tekrar
tekrar izlemesi ve sonunda devam hükmü vermesi müdahelenin apaçık
delilidir.
Galatasaray oyuncularının açıklamalarına baktığımızda sözkonusu
oyuncumuz müdahale yapmadığını; gelen penaltının icat edilmiş bir
penaltı olduğunu ifade etmişti.
Bazı taraflar oyuncumuzun taraflı olarak böyle ifadeler kullandığını
iddia edebilir.
Oyuncumuz Saracci, zaten aynı ifadede kötü oynadığımızı; belki maçı da
haketmediğimizi söylemişti.
Bu ifadeler de bize oyuncumuzun söylemlerinin tutarlılığını gösteriyor.
Rize maçını bir kaza olarak nitelendirsek bile akabinde gelen G. Gazi
Antep maçı durumun vehametini bir defa daha gözler önüne serdi.
Bütün yorumcuların eleştirdiği yanlış kararlarla dolu bir maç oynandı.
Değerli Rıdvan Dilmen hoca, Ahmet Çakar hoca, Levent Tüzemen hoca gibi
bir çok isim maçta alınan yanlış kararlardan sıkça söz etti.
Bu hocalardan bir kısmının Galatasaraylı olmaması olayın boyutunun ne
denli olduğunu ıspatlıyor bizlere.
Bu maçı yöneten sayın Ulusoy nasıl oldu da yıllardır uygulanmayan 6
saniye kuralını anımsadı dersiniz?
Yorumcuların da eleştirdiği noktalardan biri, aynı kural neden G.
Gaziantep Kalecisi için geçerli olmadı da, okan Kocuk için geçerli
oldu dersiniz?
Bunca olaydan sonra Galatasaray yönetiminin sessizliği de olayı
bambaşka bir hale getirdi.
Başka bir husus, Kulüpler birliği neden bu kadar olaya sessiz kaldı?
Bu oluşum, kulüplerin ortak iradesiyle meydana getirilmedi mi?
Eğer öyle ise neden bütün kulüplerin hakları eşit olarak savunulmuyor?
Neden haksızlıklara kulüpler olarak çare bulunmuyor?
Bu soruların cevaplarını, muhasebesini değerli futbol severlere bırakıyorum.
Uruguaylı Kalecimizin sakatlığının ardından Sayın Federasyon
başkanının yaptığı açıklama gayet gereksizdi.
“Türk Futbolu başarıyla geri döndü.”
Türkiye’nin en büyük takımlarından biri dilim dilim doğranırken siz
neyin başarısından söz etmektesiniz?
Avrupa futbolunda böyle facialar görülmüş müdür?
Juventus, Bayern München, PSG gibi takımlar üst üste sayısız başarılar
kazanıyor, bunun sebebi futbolun hilesiz ve dosdoğru oynanmasındandır.
Yazımı noktalarken Türk Futbolunun kaderini elinde tutan TFF,
Türkiye’de futbolun karanlık ve çirkin oyunlar kurulduğu bir kurum
haline getirildiğini belirtmek isterim.
Derhal önlem alınmadığı taktirde Türkiye’de futbolun geleceği yoktur.
Saygı ve selamlarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir