Kapat
Menü

Kendi çöplüğünde öten horozlar, Şimdi her meydanda ötüyor emmi. Sahte gülücükler; yapmacık pozlar, İnsanlık battıkça batıyor emmi. Çıkarcı dostluklar vefadan yoksun, Ağlayana güler cefadan yoksun, Çalmadan oynayan sefadan yoksun, Durduk yere göbek atıyor emmi. Sevgiden saygıdan habersiz nesil, Kopyayı unuttuk nerede asıl? Yıkıldı töreler bozuldu usûl, Evlat atasına çatıyor emmi. Okumaya Devam Et

Bu aşkın elinden harabe ömrüm, Rüzgarlarda savruluyor; ağabey. Ne sözüm geçer gönüle; ne hükmüm, Can bedenden ayrılıyor; ağabey. Deli gönül yari görür her düşde, Sevdası tütüyor dumanlı başda, Tutuşur yüreğim sanki ateşde, Alev alev kavruluyor; ağabey. Mecnun gibi Leyla’sını arayan, Kerem gibi yar yoluna eriyen, Yıllar yılı hasret ile çürüyen, Okumaya Devam Et

Hikmetinden sual olunmaz amma, Dünya kerbelaya döndü; Allah’ım. Kördüğüm insanlık sanki muamma, Kullar para pula kandı; Allah’ım. Beyhude yerlerde ömrü tükettik, Helâl rıskımıza haramı kattık, Zalim olanları baş tacı ettik Mazlum çıra gibi yandı; Allah’ım. Garip’im anmadık adını bir an, Maddiyata düştü gönüller viran, Kalmadı gönülden bir selam veren, Günahlar Okumaya Devam Et

Dalda ötüşen kuşlara, Beni sevdiğini söyle. Baharlara ve kışlara, Beni sevdiğini söyle. Açılan gonca güllere, Feryat eden bülbüllere, Aşkı bilen gönüllere, Beni sevdiğini söyle. Dumanlı yüce dağlara, Çiçekli bahçe bağlara, Asırlara, tüm çağlara, Beni sevdiğini söyle. Bir garibim ırmaklara, Ağaçlara, yapraklara, Ben ölünce topraklara, Beni sevdiğini söyle.