Kapat
Menü

Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Cinler cirit oynarken eski hamam içinde. Dünyanın bilmem neresinde, gözle görünmez, Ne olduğu, nasıl olduğu bilinmez ancak sizin gibi tatlı çocukların gidip gelebildiği bir yerlerde şirin bir ülke varmış. Bu ülkenin adı mutluluklar ülkesi imiş. Bu ülkede gamlı kederli hiç Okumaya Devam Et

On beş temmuz akşamı; zalimler kudurdular, Milletin silahıyla; bu milleti vurdular. Tanklar ile ezdiler; insanların başını, Akıttılar kan gibi; anaların yaşını. Kadın, çocuk demeden; acımadan kıydılar, Bu güzel memleketi; öksüz yetim koydular. İt sürüsü dediler; vatan için ölene, Hakkımız haram olsun; bu ülkeyi bölene. Akı yok, karası yok; sacısı, solcusu Okumaya Devam Et

Sözün saklı kalsın kara defterde, Cahille muhabbet olmaz üstadım. Rezil rüsva eder seni her yerde, Ellerde merhamet olmaz üstadım. Dost dilinden zehir çıkmaz dostuna, Gelen gider konmaz dünya postuna, Dost odur ki düşmez dostun kastına, Sadık dost muhannet olmaz üstadım. Gönül bir binadır asla yıkılmaz, Kara taş üstüne fidan dikilmez, Okumaya Devam Et

Senin feryatların sinemi dağlar, Niye bu halların söyle Gülendam. Viraneye dönmüş gönlünde bağlar, Bozulmuş güllerin böyle Gülendam. Onulmaz derdini anlamaz Lokman, Ne gelir ki elden Allah’tan ferman, Kar düşmüş yoluna hep duman duman, Sen derdini dosta payla Gülendam. Garip’in yaridir evvel-i cefa, Bize bu ahvali gördüler reva, Ancak bu yaraya Okumaya Devam Et

Bozlaklar yaralı sensiz inliyor, Bir daha dünyaya gel Neşet Usta. Hâlâ sesin kulaklarda çınlıyor, Uyan da sazını al Neşet Usta. Bozlakların sensin evvel ahiri, Harabe eyledin viran şehiri, Sazına anlattın derdi kahırı, Derdimize derman ol Neşet Usta. Yazımızı kışa çevirmeden gel, Ayrılık bizleri kavurmadan gel, Ecel canı tenden ayırmadan gel, Okumaya Devam Et