Kapat
Menü

Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm:

Okumaya Devam Et

Halkıma

Okumaya Devam Et

Bülbül

Okumaya Devam Et

Sefil Bülbül

Okumaya Devam Et

Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm:

Halkıma

Bülbül

Sefil Bülbül

Taş diye mi geldim yalan dünyaya? Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Meylim düşdü bir vefasız Leyla’ya, Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Ömrüm oldu şu feleğin deneği, Zehirledi soframdaki yemeği, Sele verdi sarfettiğim emeği, Ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm. Petek petek bal verirken kovanım, Sahte Okumaya Devam Et

Bilmiyorum hangi derdin söylesem, Seçimden seçime paşa halkımın. Katmerlendi sinesine oturdu, Her kimi getirse başa halkımın. Zamlar esir aldı koskoca yurdu, Vampirler çoğaldı; terör kudurdu, Vekili sandalye, masa savurdu, Meclisi döndü kreşe halkımın. Fakirleşdi aşireti obası, Evde çocuk bakar aile babası, Heba oldu anaların çabası, Yaramadı hiçbir işe halkımın. Hep Okumaya Devam Et

Sessiz sessiz feryat eden, Yüreciği hazin bülbül. Bilmem ki ağlarsın neden? Er mi geldi güzün bülbül? Sen daldan dala uçardın, Gülünce ışık saçardın, Gönlüme çiçek açardın, Tez mi bitti yazın bülbül? Çığlık çığlık öt bu gece, Haydi matem tut bu gece, Derdime dert kat bu gece, Benden sana izin bülbül. Okumaya Devam Et

Seher vakti dala konmuş şakıyor, Şu sefil bülbülün diline bakın. Her insanım diyen yoldan çıkıyor, Eşref-i mahlukun yoluna bakın. Sahte gülücükler saçar gezeriz, Su diye rakıyı içer gezeriz, Göbekden dize dek açar gezeriz, Hele müslümanın beline bakın. Alim akıl alır oldu cahilden, Niçin aman diler yiğit gafilden, Vatandaş devşirdik sapık, Okumaya Devam Et

Sargı tutmaz aşıkların yarası, Bu yaraya merhem oldur Yaradan. Cümle tabipde yok imiş çaresi, Çaresini kula bildir Yaradan. Kuru pınar oldu akmıyor gözler, Hazana büründü baharlar; yazlar, Parelendi dertler sinemde sızlar, Derdime dermanı buldur Yaradan. Tükendi kararım gitti iradem, Bir gün göremeden doluyor vadem, Günahdan, isyandan sunulmuş badem, Affet günahımı Okumaya Devam Et

Kuş oldu elimden uçtu, Şimdi gönlüm nerelerde? Dallarımı poyraz biçti, Kanar içim yarelerde. Yağmur oldum bulutsuzum, Hayatımdan umutsuzum, Tek başına çok mutsuzum, Yine kaldım aralarda. Ne gurbetim ne sılayım, Ne özgürüm ne köleyim, Ne yaşarım ne ölüyüm, Serap oldum buralarda. Bu Garipoğlu’nu yakma, Yarab elimi bırakma, N’olur günahıma bakma, Çaresizim Okumaya Devam Et

İnsanoğlu bu dünyadan, Gitmem deme gideceksin. Bir canın var Azrail’e Satmam deme satacaksın. Solar tenin bir gül gibi, Susuz kalmış sümbül gibi, Ol mahşerde bülbül gibi, Ötmem deme öteceksin. Yol gizlidir yol içinde, Neler saklar kul içinde, Dört kollu bir sal içinde, Yatmam deme yatacaksın. Gönül yıkmak cami gibi, Ol Okumaya Devam Et

Ben peşinden avare dolanırken Leyla’nın, Yad ele meyil verdi; çöllere itti beni. Benimle ne zoru var anlamadım dünyanın, Mutluluk bekliyorken derde kul etti beni. Firkatler yalnızlıklar sardı beni bağrına, Yandı kavruldu ömrüm Kerem gibi narına, Daha neler çekecek gönlüm bu aşk uğruna, Dostlarım düşman oldu; hatırdan attı beni. Bu ne Okumaya Devam Et

Kalbinde niyetin bozulmuş ise, Gittiğin erkanın yolun suçu ne? Kibir benliğine kurulmuş ise, Konuştuğun ağzın dilin suçu ne? Tevazu ki bize Hakk’tan nimettir, Her şeyi var eden bir tek kudrettir, Elmayı çürüten içinde kurttur, Ağacını diken elin suçu ne? Yiğitlerin canı dosta fedadır, Aşık olan aşk elinde gedadır, Mecnun’u Kerem’i Okumaya Devam Et

Size derim size; ey siyasiler! Sabır taşı çatlamaya az kaldı. Bu tufan sizi de, bizi de siler, Kara günler hortlamaya az kaldı. Gör nic’oldu bizim petrol, kömürler, Yine mebus oldu kürkü samurlar, Tepenizden akan çirkef çamurlar, saçınızı bitlemeye az kaldı. her yanı doldurdu eli çabuklar, Horoz postu giydi kara tavuklar, Okumaya Devam Et